More Website Templates @ Templates.com!

Diğer Yazılar

Poll

Lorem ipsum dolor sit amet, consecte- tur adipisicing elit?

Yazılar, Şiirler, Öyküler


    Lise çağlarımda başladım PW ile (hatırlayanalar vardır belki, bedava muhasebe kurslarında siyah beyaz ekranda, sadece ama sadece yazı yazmaya yarayan bir programdı.) hatıralarımı yazmaya. Sonra aşık oldum ve "Sevgi" üzerine bildiklerimi döktüm kağıtlara. O yaşların verdiği heyecan olsa gerek 5 cilt kadar doldurmuşum. Hatıralar, üzüntüler, sevinçler, ilkler, kavgalar derken ömrümün o bölümü şimdi o defterlerde. Genelde çalışmadığım, üç yada dört ay tatil yaptığım zamanlardı, işe girmiş olsam bile Haziranda işi bırakır doğru ŞARKÖY yoluna koyulurdum. Hele birde Sevgili varsa çalışmak ne mümkün, hafta sonları gelmez olur, geldimide sanki biri filmi ileri sarar gibi çabucak biterdi. Bende çareyi işi bırakarak çözerdim.

    Tam tarihini hatırlamıyorum defterleri karıştırmam gerek, yine bir bayram öncesi idi. Çalıştığım yer Arife günü çalışacağımızı söyleyince yıkıldım. Bu benim Şarköy'e 2 gün geç gitmem demekti. Neyse dedim, artık iş hayatına ciddi şekilde odaklanmalıyım, bir sevgilim var ve geleceğimizi düşünmeliyim. Bütün arkadaşlar gitmiş, altlarına şortlarını bile çekmişler. Kim yok aralarında BEN, demişler ki arayıp gıcık edelim.

    - Naber lem, napıyon çalışıyon mu?
    - He yaa!. Siz napıyonuz nerdesiniz.
    - Olm Şarköy'deyiz, herkes burada hava süper. Hatta Saliha da burada.

    İşte o an bir soğuk titredim, sigarayı bırakmış birinin karşısında böyle derin bir fırt çekersin ya, adam biter erir gider. İşte öyle bir anda çöktüm gittim.

    - Hadi ya, bende iki gün daha çalışacağım, sonra atlar gelirim. Nasıl osla 4 gün daha tatil var.
    - İyi sen bilirsin, geleceğin zaman ara karşılayalım.
    - Tabi ararım, Siz eğlenmenize bakın. Görüşürüz.

    Hadi şimdi gelde akşamı et, akşamı ettin 2 gün daha çalış. Eve geldim, açtım müziğimi kendimi avutmaya, oradakileri unutmaya çalışıyorum. Şeytan işi yok dürttü işte, bavulumu kaç dakikada hazırladım hatırlamıyorum ama son otobüse yetişmek için uçar gibi çıktım evden. O zamanlar Gar Topkapı da idi, yarım saat çıkamazdık trafikten 3 saatlik yol olurdu dört beş saat. Neyse attım kendimi otobüse, içim kıpır kıpır süpriz yapacağımya. O zamanlar otobüste de uyuyamıyorum, vakit haliyle dahada uzuyor benim için. Fakat dışarısını seyretmek bana her zaman keyif vermiştir, köpekleri bu konuda iyi anlıyorum fakat ben dilimi çıkaramıyorum tehlikeli oluyor.

    İndim Şarköy'e bizim çocukları buldum her zamanki yerlerinde. Tatil çok olunca vakit öldürmek için pek birşey yapmazdık ancak sıkılınca çoğunlukla geyik ve makara yaparak geçerdi günler. Saliha ile çıktığımız o yıllarda o kadar serbest değildi evden çıkmak için. O'na da süpriz olacaktı da akşam onu nasıl dışarı çıkartacaktım, bizde öyle idi. Bir kız arkadaş ile diğer kız arkadaşları, onlar ilede diğerlerini çıkartabilirdik. Bir kız diğerinin dışarı çıkış izni gibi bişiydi o zamanlar.

    Akşam oldu buluştuk, güzelde süpriz oldu aşkıma. Bir hafta kadar eğlendik gezdik, yüzdük, dolaştık. Sonra tabi işe döndüm ama oda çok sürmedi bir gün sorna tekrar Şarköy'e döndüm çünkü kovulmuştum, aradaki 2 gün için izin almadan gelmediğimden dolayı.

    Daha bitmez benim Şarköy günlükleri, bir çok arkadaşımla çok güzel anılarım var orada, paylaşılabilecek olanları elbette sizlerle paylaşacağım. Böyle dostlukların çoğalması ve bitmemesi için.

    Çağrı SİMSOY